İşitme Kaybı Tipleri Nelerdir?

İşitme kaybı, kişinin sesleri algılama ve anlama yeteneğinin azalması durumudur. Her yaşta ortaya çıkabilir ve çoğu zaman yavaş ilerlediği için başlangıçta fark edilmesi zor olabilir. İşitme kaybı belirtileri çoğu zaman yavaş yavaş ortaya çıkar. Kişi konuşmaları anlamakta zorlanmaya başlayabilir, özellikle kalabalık ortamlarda sesleri ayırt etmek güçleşir. Televizyonun veya telefonun sesini sürekli yükseltme ihtiyacı hissedilebilir. Karşıdaki kişinin söylediklerini sık sık tekrar ettirme, ince ve tiz sesleri duyamama ya da kulakta çınlama gibi durumlar da yaygın belirtiler arasındadır. Çocuklarda ise konuşma gelişiminde gecikme, seslere tepki vermeme veya dikkat dağınıklığı gibi işaretler görülebilir.

İşitme kaybı erken dönemde fark edildiğinde alınacak önlemler çok daha etkili olur. Basit bir işitme testi ile mevcut durum değerlendirilebilir ve gerekli görülürse uygun tedavi yöntemleri ya da işitme cihazı seçenekleri belirlenebilir. Erken teşhis, kişinin sosyal hayata aktif katılımını sürdürmesini ve yaşam kalitesini korumasını sağlar.

İşitme kaybı tipleri, sorunun kaynağına ve kulakta etkilenen bölgeye göre farklı kategorilere ayrılır; doğru tedavi ve çözüm planı oluşturabilmek için bu tiplerin doğru şekilde belirlenmesi büyük önem taşır.

İletim Tip İşitme Kaybı

Dış ve orta kulak problemleri nedeniyle ortaya çıkan işitme kaybı türüdür. Sesin iç kulağa iletiminde fonksiyonel bozukluk söz konusudur.(Kulak zarı delinmesi, kireçlenme, orta kulak iltihabı….vs)

Sensörinöral Tip İşitme Kaybı

İç kulak ve daha üst işitme merkezlerinden kaynaklı ortaya çıkan işitme kaybı türüdür. İletim tip kayıptan farklı olarak işitme ile birlikte konuşmanın anlaşılırlığı da azalır.

Mikst Tip İşitme Kaybı

Hem sesin iç kulağa iletiminden hem de iç kulaktan kaynaklı işitme kaybı türüdür.

İşitme Kaybı Dereceleri

İşitme eşikleri, sesten yalıtılmış bir ortamda odyometre kullanılarak saptanır. Odyometreden gönderilen saf sesler özel bir kulaklık ile kişiye aktarılır. Pes seslerden tiz seslere doğru; 250, 500, 1000,2000,4000,6000 ve 8000 Hz frekans bandlarında kişinin işitme eşikleri belirlenir. 500, 1000 ve 2000 Hz frekanslarının aritmetik ortalaması alınarak oluşturulan ortalama değer;

 

0-25dBarasında ise Normal işitme.
25-40dBarasında ise Çok Hafif Derecede İşitme Kaybı, Normal işitmeye çok yakın bir durum olduğundan kişiyi çok rahatsız etmez. Özel durumlarda işitme cihazı kullanımı tavsiye edilebilir.
40-55dBarasında ise Hafif Derecede İşitme Kaybı. Düşük şiddetteki sesler duyulamaz, özellikle gürültülü ortamlarda konuşulanların anlaşılmasında zorluk yaşanır. Mutlaka işitme cihazı kullanmaya başlanmalıdır.
55-70dBarasında ise Orta derecede İşitme Kaybı, Düşük ve orta şiddetteki sesleri duymakta sıkıntılar yaşanır, gürültülü ortamlarda konuşulanları anlamak çok zordur. Mutlaka işitme cihazı kullanılmalıdır.
70-90dBarasında ise İleri Derecede İşitme Kaybı, Sadece yüksek şiddetteki sesleri duyar ama anlayamaz. Birebir konuşmalarda bile anlama sorunu yaşanır. Çocuk hastalarda konuşma ve lisan gelişimi olmaz. İşitme cihazı olmadan iletişim kurmak imkansızdır.
90 dB ve üzeriise Çok İleri Derecede İşitme Kaybı söz konusudur. Konuşma sesleri duyulamaz, titreşimleri algılayabilir.İşitme cihazı olmadan iletişim kurmak imkansızıdır.Çocuk hastalarda konuşma ve lisan gelişimi olmaz, koklear implant ameliyatı adayıdır.

İşitme kaybının tipi ve derecesi doğru belirlendiğinde, kişiye en uygun tedavi veya işitme cihazı seçilebilir. Bu nedenle işitme sorunları yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir işitme  uzmanına başvurması önemlidir.

reklam ajansı